Rıdvan ne demek?

Rıdvan: Cennetteki meleklerin başkanıdır.

Cennet kapılarında bekçilik yapan, cennete girecek müminleri selamla karşılayan ve cennette müminlere hizmet eden meleklerin başkanının ismidir. Bu meleklerle ilgili olarak Kur'an'da şöyle denilmiştir: "Rablerinin azabından sakınanlar, bölük bölük cennete sevk edilirler.Oraya varıp da cennetin kapıları açıldığında cennet bekçileri onlara, `selam size, ne hoşsunuz, buyurun sonsuza kadar kalmak üzere girin cennete, derler." (Zümer, 39/73); Ra'd suresinin 20-22. ayetlerinde akıllı kimseler; Allah'a verdiği sözü tutan ve misakını bozmayan, akrabalarla ilişkiyi devam ettiren, Allah'tan ve ahirette kötü hesap ile karşılaşmaktan korkan, Allah için sabreden, namazlarını dosdoğru kılan, fakir ve yoksullara gizli ve aşikar infakta bulunan ve kötülükleri iyilikle savan kimseler olarak tanıtılmış; 22-24. ayetlerinde şöyle buyurulmuştur: "İşte bunlar varya dünya yurdunun güzel sonu sadece onlarındır. Onlar; babalarından, eşlerinden ve çocuklarından salih olanlarla birlikte Adn cennetlerine girerler. Melekler de her kapıdan onların yanlarına varırlar, `selamün aleyküm, sabretmenize karşılık dünya yurdunun sonu olan cennet ne güzeldir.' derler." Allah'ın cennetliklerden razı olduğuna işaret etmek ve cennetliklere müjde olmak için cennet bekçilerinin başkanına bu isim verilmiştir. Rıdvan cennetin kapısını ilk olarak Hz. Muhammed (a.s.)'a açacaktır. (bk. Melek) (İ.K.)

Kur'an-ı Kerim'in altı ayrı suresinde dokuz ayette (Zümer, 71, 73; Duhan, 47-50; Tahrim, 6; Mülk, 8; Müddessir, 31; Alak, 18) "zebani" kelimesine atıflar vardır.

Kelime açık olarak ve "ez-zebaniyye" şeklinde yalnız bir ayette (Alak, 18) geçmektedir.

Müddessir, 30. ayetinde zebanilerin sayısının 19 olduğu açıklanmış, onların melek olduğu özellikle belirtilmiştir.

Kur'an-ı Kerim'deki "zebani" kelimesinin atıf şeklinde geçtiği ayet meallerinin ilgili cümleleri şöyledir:

"Biz o ateşin bekçiliklerine meleklerden başkasını memur etmedik"
(Müddessir 31)

"Ey iman edenler, gerek kendilerinizi, gerek ailelerinizi öyle bir ateşten koruyun ki, onun yakacağı insanla taştır. O ateşin üzerinde iri gövdeli sert tabiatlı melekler vardır..."
(Tahrim, 6)

"O küfredenler, ayrı ayrı bölükler halinde cehenneme sürüldü. Nihayet oraya geldikleri zaman onun kapıları açıldı. Cehennemin bekçileri onlara şöyle dedi..."
(Zümer, 71)

"(Zebanilere); Tutun onu da denilir, sürükleyerek cehennemin ta ortasına götürün"
(Duhan, 47)

Bu mealler dikkatle incelendiğinde Müddessir, 31 ve Zümer, 71 ayetlerinde zebanilerin "Cehennem bekçileri" ve "Melek" oldukları, Tahrim, 6 ayetinde ise cehennem görevlisi zebanilerin "Sert tabiatlı melekler" olduğu açıklanmıştır. Duhan, 47. ayetinde zebanilerin "Cehennemlik kişileri iteleyerek" cehenneme attıklarına atıf vardır. Zebani kelimesi bir tek ayette, "Biz de zebanileri çağırırız" (Alak, 18) açık olarak geçmektedir.


Fahruddin er-Razi "ez-Zebaniyye"yi, "Onlar ehl-i meclis ve ehl-i meşveret olan azab melekleridir ki, şiddetle tutmak ve atmakla cehennemin işlerine memur olmuşlardır" şeklinde açıklamıştır. İnsanları şiddetle cehenneme itmeğe muktedir oldukları için onlara "zebani" denmiştir.

--Reklam--